Bitkilerde Canlıdır. Hayvanlar da.
Her zaman karşılaştığım sorulardan bir tanesidir. ͂Neden Et yemiyorum ama bitki yiyorum̓?
Yeniden doğumu öğrendiğimize göre; öncelikle yaşamış ve yaşıyor olan tüm canlılar geçmiş yaşamlarımızda veya gelecek yaşamlarımızda annemiz olabilir.
Bu canlıların kendi geleneklerime göre yenilemeyeceğini belirtmek isterim. Ama bazı manastırlarda veya kişilerin et yemesi vücudun ihtiyacından dolayıdır. Vücut dengesinin yüzyıllardır bozulmuş olması ve bunlardan yarar duymasıdır.
Bu canlıların kendi geleneklerime göre yenilemeyeceğini belirtmek isterim. Ama bazı manastırlarda veya kişilerin et yemesi vücudun ihtiyacından dolayıdır. Vücut dengesinin yüzyıllardır bozulmuş olması ve bunlardan yarar duymasıdır.
Düşünceyi farklı boyutlara çekerek bilimsel bir açıdan bakmak istedim. Neden yenmemesi gerektiğini? (Domuzcuk tan aldım bu adımı)
Genel olarak araştırıldığında , bir hayvanı kesmeye götüren sahibinin veya kasabın yanında duran hayvan kesinlikle öldürüleceğini anlar. Küçükken göz yaşını gördüğüm koyunu kesmemesi için babama yalvardığımı bile hatırlar, içimin içime sığmadığını her anımsadığımda tekrarlarım. Şu an bu yazıyı yazmak için o kadar zorlanıyorum ki bir kaç defa durup gözyaşlarımı silmek zorunda kaldım. Ama yinede yazacağım, Koyun veya diğer bir hayvan dostumuz kendisinin öldürüleceğini anladığı zaman, kendi vücudundan yoğun bir şekilde negatif maddeler salgılar. İnsan üstü sezgisel düzeyindeki bu duygular, endişe, korku ve heyecan vücutta bazı olumsuz maddelere dönüşür. Aynı bir köpeğin yada koktuğunuz bir hayvanın size aniden koşarak gelmesi veya kovalaması sizde korku duygusunu en üst seviyeye çıkararak vücudunuzun aniden adrenalin salgılanmasına yol açar, yani hisler ve duygularınız bir anda maddeye dönüşür, oysa bu duygunun ve hisler hayvanlar da daha hassas ve kuvvetli olduğunu hepimiz biliriz.
Sonuç olarak kendimize soralım :
Peki bunlar öldürüleceklerini hissettikleri zaman şiddetli bir negatif duyguyla veya hisle vücutlarında kimyasal hormonlar salgılamazlar mı?
Peki bunlar öldürüleceklerini hissettikleri zaman şiddetli bir negatif duyguyla veya hisle vücutlarında kimyasal hormonlar salgılamazlar mı?
Tabiki salgılarlar. cevabı doğru bir cevaptır.
Et tüketimi yapan kişiler bu negatif maddeleri ister istemez kendi vücudlarına sürekli olarak giriş yaptırarak, kendi vücutlarında farklı olumsuzluklara neden olacak bu maddeleri depolarlar. Aynı zararlı ürünleri devamlı yiyerek obezite olmak gibi.
Bu olumsuzluklar sadece kişinin bedeniyle de sınırlı kalmayıp, kişinin bilincinide etkileyecektir.
Bunlar bilinç bulanıklıkları ve düşünsel ( ruh u kabul etmesemde ruh hali diye söylediğiniz ) yapısında dış dünyasına daha saldırgan bir tabloya yol açacaktır.
Dikkat edersek yapılan çeşitli araştırmalara, et yemeyip yaşamlarını vejetaryan besinlerle beslenenlerde depresyon ve şiddet eğiliminin daha az rastlandığı ortaya çıkmıştır.
Şimdi gelelim asıl sorumuzun cevabına. Ama gelmeden önce biraz da Bitkileri tanıyalım.
Bitkilerde ise durum biraz daha farklı ve karışık değildir. Herhangi bir bitkiye zarar verilmek istendiğinde veya verildiğinde bu bitki tarafından çok yavaş bir şekilde tepkiye dönüşecektir. Çok geniş bir zaman içerisinde, belki haftalar belkide aylar süren zaman içerisinde ama son derece yavaş bir şekilde toksin salgılarlar. Tabi ki Ağaçlar ve bitki alemi de uyku bilincindedir. Bunu kesinlikle Kabul ediyoruz.
Ama bitkileri neden yiyorsunuz diye sorulunca bitkinin kendisini değil bitkilerin sunmuş oldukları ürünlerini bir hediye gibi kabul edip yemekteyiz.
Dikkatlice bakılınca çoğu bitkinin veya bitkilerin kendisini değil ürününü veya bir bölümünü, yani portakal ağacının ağacını değil portakalı, elma ağacını değil elmayı, Domatesin yetişmiş olduğu kendisini yani tüm fidanı değil domatesini yiyoruz.
Sonuç olarak bitkiler kendi kendilerine ölürler.
Ürünleri ise ya kendi kendilerine düşerler veya bir kuvvet kullanılarak koparılırken, hayvanlar gibi asla negatif maddeler de salgılamazlar. Bu ürünler, yani yediklerimiz insan sağlığı için yararlı besin haline dönüşürler.
Ürünleri ise ya kendi kendilerine düşerler veya bir kuvvet kullanılarak koparılırken, hayvanlar gibi asla negatif maddeler de salgılamazlar. Bu ürünler, yani yediklerimiz insan sağlığı için yararlı besin haline dönüşürler.
Bu arada unutmadan da belirtmek isterim ki ilk insanlar, hayvanlara bakıp gözlemleyerek tohum ve meyvelerle beslendiği bilim insanları tarafından tespit edilmiştir. insanlık buzul çağına girince, bitki bulamadıkları ve yaşamsal kıtlıktan dolayı hayvanların bile avlanmaya başladıklarının farkına varan insan da avlanmaya başlamıştır. Bunu da hatırlatmakta fayda görmekteyim.
Sofralarınızı bir kez daha onurlandırmak adına :
Yediğimiz yemek şifa olsun.
Şifamız yemekten olsun.
Yemek için yaşamayalım.
Yaşamak için yiyelim.
Yaşayan tüm canlı varlıklar yemek bulsun.
Bu yemekte emeği geçen tüm canlılar sağlık, sıhhat, şifa, iyilik, güzellik, huzur bulsun.
Yiyenlere afiyet olsun.
Şifamız yemekten olsun.
Yemek için yaşamayalım.
Yaşamak için yiyelim.
Yaşayan tüm canlı varlıklar yemek bulsun.
Bu yemekte emeği geçen tüm canlılar sağlık, sıhhat, şifa, iyilik, güzellik, huzur bulsun.
Yiyenlere afiyet olsun.
Yemeğinizin şifa olması dileğiyle ,
Sevgi Dolu Günler Dilerim.
Sevgi Dolu Günler Dilerim.
Tashi Nyima Lama